|
Tarihi
Bismarck'a
Kadar
Almanya çok uzun süre birleşik bir devlet olamadı.
Yüzyıllar boyu Almanya coğrafyasında birçok kanton devletçikler boy
gösterdi. Bu şehir devletleri Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğunun
bünyesinde yer aldılar. MS 911 de Fransız asıllı 1. Konrad Almanya'ya
ilk krallık anlayışını getirerek kendini önce Fransa Kralı sonra da Roma
Kralı olarak tanıttı. Krallık kendi ismini 11. yüzyılda Ro-ma
İmparatorluğu, 13. yüzyılda Kutsal Roma İmparatorluğu ve 15. yüzyılda da
Kutsal Roma- Cermen İmparatorluğu olarak değiş-tirdi. İnsanlar
Hindistan'dakine benzer şekilde sınıflara ayrılıyor ve Krallar en soylu
sınıf olan Adeller içinden geliyordu. Ortaçağda Roma- Cermen
İmparatorluğunun belirgin bir başkenti yoktu ve yönetim eski Türk
devletlerinde olduğu gibi seyyar olarak yer değiş-tiriyordu.
1356 da Kral 4. Karl tarafından ilk kanunlar
yapıldı. 14. yüzyılda site devletlerinin bir araya gelmesiyle Doğu
Denizine kıyı şehirler-de limanlar kuruldu ve Doğu Denizinin hakimiyeti
Almanya'nın eline geçti. Yine site devletlerinin ortak çalışmalarıyla
tekstil ve madencilik alanında ciddi ekonomik ilerlemeler kaydedildi.
Bütün Avrupa'yı etkileyen Rönesans ve Humanizm
akımları Almanya'da şiddetli bir şekilde ortaya çıktı. Martin Luther 31
Ekim 1517 de Katolik Kilisesinin baskıcı uygulamalarına karşı çıkarak 95
maddelik tezini ortaya sundu. Özellikle Katolik Kilisesinin katı
ekonomik uygulamalarından bunalan çiftçiler Martin Luther'in etkisiyle
ayaklandılar. 1525 de cereyan eden ve Almanya tarihinin ilk ciddi
ihtilali olarak adlandırılan bu olay kanlı bir şekilde bastırıldı.
Luther'in bu çıkışıyla dünya sahnesine, ciddi oranda taraftar bulan ve
Protestanlık (Evangelizm) olarak adlandırılan yeni bir kilise ve anlayış
çıktı. 1555 Augsburg Protokolüyle Protestanlar Ka-toliklerle eşit
haklara sahip oldular. Almanya'nın 4/5 i Protestan olmuştu. Kısa süre
sonra Kral 5. Karl’ın ölümüyle birleşik şehir devletleri tekrara
ayrılmaya ve İmparatorluk parçalanmaya başladı. Bir kısmı diğer Batı
Avrupa ülkelerindeki sistem değişiklikleri-nin etkisinde kaldı.
Kiliseler arası çatışma gittikçe yoğunlaştı. İlk başlarda Katolik-
Protestan partileri olarak ayrılan kiliseler 1618- 1648 yılları arasında
30 yıl süren kilise savaşıyla ülkeyi kan gölüne çevirdiler.
18. yüzyılda komşu ülke Fransa'daki gelişmeler
şehir devletlerine sahip olan Almanların milliyetçilik duygularını
kabarttı. Ekono-mik ve sosyal yaşamdaki ilerlemelerin de etkisiyle Alma
şehir devletlerinden güneyde Avusturya, kuzeyde de Prusya Krallıkları
orta-ya çıktı. Avusturya'nın Osmanlı İmparatorluğu ile yaptığı savaşlar
ve Balkanların bir kısmını ele geçirmesi, Avusturya- Macaristan
İmparatorluğunun kurulmasına yol açtı. Prusya ve Avusturya birlikleri
Fransa'ya saldırarak oradaki feodal organizasyonları hare-kete geçirmeye
çalıştılar. Fakat Fransız İhtilalinin getirdiği; Özgürlük, Eşitlik,
İnsan Hakları ve Özgüven kavramları ile doğudan gelen yardımlar
Fransa'nın karşı saldırı düzenlemesini sağladı. Bu olay sonrası
İmparatorluk tamamen parçalandı ve tekrar şehir devletlerine ayrıldı.
Ren Nehrinin Fransa tarafı tamamen Fransa'ya katıldı. Kral 2. Franz Ren
İttifakını kurarak sadece ismi kalan Kutsal Roma- Cermen İmparatorluğuna
tamamen son verdi. Devletler içindeki reform zorunluluğu , işyeri kurma
özgürlüğü, yerel yönetimler, eşitlik ve genel askerlik konularında yeni
düzenlemelere yol açtı.
Şehir devletlerinin Napolyon'a karşı birlikte
kazandıkları zafer Almanları yeniden birlik kurma konusunda
cesaretlendirdi. 1815 Viyana Kongresiyle Alman Birliği kuruldu. İlk
parlemento 1848 de Frankfurt'ta çalışmalara başladı. Kurdukları birliği
Avusturya ile birlikte Büyük Almanya, Avusturya olmadan da Küçük Almanya
olarak adlandırdılar.
Bismarc
Dönemi
1864 de Danimarka'ya karşı birlikte savaşan Prusya ve
Avusturya 1866 da kendi aralarında savaştılar ve savaş Prusya'nın
galibiye-tiyle sonuçlandı. Bu savaşla birlikte Almanya- Avusturya
ilişkileri tamamen koptu. Bunun üzerine Kuzey Almanya İttifakı kuruldu
ve kurucu Otto von Bismarck 1867de ilk başbakan oldu. Fransa'daki
karışıklıklar ve Bismark'ın akıllı politikaları sonucu 1871 de Güney
Almanya devletlerinin de katılımıyla ilk olarak bütün şehir devletleri
bir araya geldiler ve Birleşik Alman İmparatorluğunu kurdular.Aslında bu
kuruluş tabandan ve halk oyuyla oluşan bir kuruluş değil,tavandan
yöneticilerin kararıyla oluşan bir kuruluştu. Yine de 19 yıl ülkeyi
yöneten Bismarck, demokratikleşme- liberalleşme yolunda büyük adımlar
attı.
Genç ve tecrübesiz Kral 2. Wilhelm 1914 de
Almanya'yı Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya Macaristan İmparatorluğu
yanında sa-vaşa soktu. 4 yıl süren ve milyonlarca insanın ölümüne sebep
olan 1. Dünya Savaşı Ekim 1917 den sonra Rusya'daki ihtilal ve Ame-rikanın
savaşa dahil olmasıyla son buldu. Kasım 1918 de Almanyada ihtilal oldu.
1920 li yılların ekonomik krizi enflasyonu ve komünizm korkusu Weimar'da
yeni düzenlemeler yapılmasına sebep oldu. Bilim, kültür ve sanattaki
ilerlemeler devlete derin bir nefes aldırdı ama 1929'daki ekonomik kriz
daha da kötü sonuçlara yol açtı.
Nazi
Dönemi
1920'lerin sonunda baş gösteren ekonomik kriz ve işsizlik
sağda ve solda radikal akımlara yol açtı. Parlemonto ülkeyi yönetecek ço-ğunluğa
bir türlü ulaşamıyordu ve ülke Cumhurbaşkanı tarafından tek başına
yönetiliyordu. Bu durumda Avusturya kökenli Adolf Hitler demokratik
yollarla ama halk seçimi olmadan yönetimi ele geçirdi.Milli duyguları
harekete geçiren söylemler ve ekonomideki gözle görülür iyileşmeler
Ulusal Sosyalist Cepheyi Hitler’i tek güç haline getirdi. Birkaç hafta
gibi kısa sürede büyük bir baskı ku-ran Hitler, parlemontoyu feshetti,
kanunları kendi istediği gibi değiştirdi, kendi partisi de dahil bütün
partileri ve sendikaları kapat-tı. Basın özgürlüğünün de rafa
kaldırılmasıyla birlikte binlerce insan yargılanmadan ölüme sürüklendi.
1938 de yahudi kuruluşlar ve sinagoglar tamamen kapatıldı. Baskı
ortamına rağmen ekonomik gelişmeler ve Almanya'nın baştan aşağı inşası
Hitlere olan sem-patiyi azaltmadı, tam tersine artırdı.
2.
Dünya Savaşı
Hitlerin Almanya genelindeki otoritesi onu tatmin
etmedi ve daha fazlasını istedi. 1939 martında Alman kuvvetleri Prag
kentini iş-gal ederek 2. Dünya Savaşının fitilini ateşledi. 1 Eylül 1939
da Polonya'ya ve 22 Haziran 1941 de Sovyetler Birliğine yapılan saldı-rıyla
bütün Avrupa savaşa dahil oldu. Alman kuvvetleri 5,5 yıl içinde
Fransa'nın Atlantik sahillerinden Moskova kapılarına, Kuzey Norveç'ten
Kuzey Afrika'ya kadar büyük bir coğrafyayı işgal etmişti. 1941 de
Amerikanın savaşa katılması ve 1943 de Stallingrad'ın Almanya'nın
elinden geri çıkması savaşın kaderini değiştirdi. Amerika'yla birlikte
hareket eden İttifak Devletleri bütün Almanya'yı işgal ederek savaşı
sona erdirdiler.
Dünya Savaşı 55 milyon insanın canına mal oldu. Bu
rakam, bütün Avrupa'nın neredeyse yarı nüfusuydu. Özellikle Almanya'da
he-men hemen bütün şehirler yerle bir edildi. 30 Nisan 1945 de Hitlerin
intihar ettiği söyleniyor.
Almanya'nın
Parçalanması ve Soğuk Savaş
9 Mayıs 1945 tarihi Almanya için ‘sıfır durumu’
olarak adlandırılır. İttifak Devletleri olan Amerika, İngiltere, Fransa
ve Rusya Al-manya'yı 4 parçaya ayırarak paylaştılar. Başkent Berlin dahi
bölünmüştü. İmparatorluğun yönetim kadrosundakiler yakalanarak
Nürnberg'te kurulan savaş mahkemesinde insanlık ve özgürlüğe karşı
işlenen suçlardan yargılandılar ve cezalandırıldılar.
1945 yazında Postdam Konferansıyla İttifak
Devletleri Almanya'nın askerden arındırılmasını, ekonomik ambargoya
maruz kalması-nı ve demokrasiye geçişini kararlaştırdılar. Almanya
genelinde Amerikan üsleri kuruldu. Ülkenin başkenti dahi Bonn'a taşındı.
Moskova savaş tazminatı olarak Almanya'dan 20 milyar dolar talep etti.
İlerleyen yıllarda Sovyetler Birliğinin
politikaları ve komünizmin etkileri Avrupa genelinde bloklaşmaya yol
açtı. Sadece Avrupa'da değil bütün dünya NATO Bloğu ve Varşova Bloğu
diye ikiye ayrıldı. Diğer İttifak Devletleriyle de arası açılan SSCB,
Almanya'nın doğusunda hakimiyeti tamamen ele geçirdi ve komünist
partiler kurdurdu. Soğuk Savaş, Almanya'da iki farklı devletin
kurulmasına sebep oldu. Batıda Amerika, İngiltere ve Fransa'nın hakim
olduğu bölgelerde, 23 Mayıs 1949 da anayasanın yapılması ve 14 Ağustos
1949 da parlamentonun toplanmasıyla Federal Almanya Cumhuriyeti (BRD)
kuruldu. Konrad Adenauer (CDU) ilk başbakan, Theo-dor Heuss (FDP) ilk
cumhurbaşkanı ve Kurt Schumacher de (SPD) ilk muhalefet lideri olarak
tarihteki yerlerini aldılar. Bağımsız, özgür ve barış seven devlet
parolalarıyla yola çıkan ve ülkede bulunan İttifak Devletleriyle uyum
içinde geçinen Batı Almanya, adım adım ekonomisini düzeltmeye ve yerle
bir olan şehirleri imar ederek ülkeyi yeniden yapılandırmaya başladı. Şu
an dünyanın en bü-yük 3. ekonomisine sahip olan Almanya'nın bu kadar
kısa sürede ilerlemesi hayret vericidir. O günleri yaşayanlar, tek temel
gıda maddelerinin patates olduğunu ve patates kabuğundan da çorba
yaptıklarını gözleri yaşararak anlatırlar. 1952 den sonra yahudile-rin
ve İsrail'in zararları için savaş tazminatı ödemeye başlayan Almanya şu
ana kadar 100 milyar Mark civarında ödemede bulundu.
Federal Almanya'da (BRD) ciddi ilerlemeler
olurken, Sovyetler Birliğinin mandası olan Doğu Almanya'da (DDR) hiçbir
ekonomik ilerleme kaydedilmedi. 7 Ekim 1949 da SSCB'nin himayesi altında
Almanya'nın 5 eyaletini kapsayan bölgede Almanya Demokratik Cumhuriyeti
(DDR) kuruldu. SSCB Doğu Almanya'yı orta ve güney Avrupa'nın örnek
komünist halk cumhuriyeti yapmak istiyordu. Fakat Federal Almanya
gelişirken Doğu Almanya'nın daha da kötüye gitmesi doğuda yaşayan halkı
ayaklandırdı. Halk tekrar bir-leşme çağrısı yaptı ama SSCB bu isyanı 17
Haziran 1953 de çok kanlı bir şekilde bastırdı. Sovyetler Birliği daha
da ileri giderek 1961 de Berlin'i ikiye bölen ve tarihte Berlin Duvarı
olarak yerini alan duvarı inşa etti. Batı Almanya'ya giriş çıkışlar
yasaklandı ve doğunun batıyla bağlantısı tamamen kesildi.
İki
Almanya'nın Tekrar Birleşmesi
Sovyetler Birliğinin son lideri Michael Gorbatschow geniş
çaplı reformlar yaptı. Gorbatschow, batılı ülkelerle güçlü anlaşmalar
ya-parak Doğu Blokunu ve Soğuk Savaşı bitirmeye yönelik adımlar attı. Bu
şansı Polonya ve Macaristan iyi değerlendirerek batı sınır-larını
açtılar. 11 Eylül 1989 da Macaristan'ın sınırı tamamen açmasıyla
binlerce doğulu Alman Batı Almanya'ya kaçtı. 7 Ekim 1989'daki DDR in 40.
yıl kutlamaları fiyaskoyla sonuçlandı ve 8 Kasım 1989 da Almanya
Komünist Partisi kapatıldı. Bütün bu ge-lişmeler iki Almanya'nın
birleşmesini zorunlu kılmıştı. 9 Kasım 1989 akşamı Berlin Duvarı
yıkıldı. İki Almanya arasında imzalanan çeşitli anlaşmalar sonucu 3 Ekim
1990 da DDR tamamen BRD ye katıldı ve Almanya tek bir cumhuriyet haline
geldi. Doğu Alman-ya'nın iflas eden siyasi ve ekonomik sistemi, birleşik
Almanya için Batı Almanya'nın sisteminin ve anayasasının kabul
edilmesini sağladı. Helmut Kohl birleşik Almanya'nın ilk başbakanı
seçildi. (17 Ocak 1991) 3 Ekim tarihi Almanya genelinde tatil olarak
kut-lanmakt |